Belki Umut Sensin:Lösemi

Serra Nur İLİKSİZ

/ Lösemi Farkındalık Haftası

LÖSEMİ NEDİR?  

Lösemi, vücuttaki beyaz kan hücrelerinden oluşan kanser türüdür. Genellikle kan kanseri ya da kemik iliği kanseri olarak bilinmektedir. Bu kanser türünün yaygın olarak 15 yaşın altındaki çocuklarda görüldüğünü söylemekle birlikte yetişkin bireylerde de görüldüğü belirtilmelidir. Lösemi, kemik iliğinden kaynaklanan bir hastalıktır. Kemik iliği, beyaz ve kırmızı kan hücreleri ile kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositlerin üretildiği yerdir. Beyaz kan hücrelerinde bulunan miyeloid ve lenfoid adı verilen hücrelerin kontrolsüz artışı lösemi hastalığına sebep olur. Bu hücreler, vücuttaki enfeksiyonlarla, hastalıklarla savaşmaya yardımcı olan sağlıklı beyaz kan hücrelerinin çalışmasını engeller. Bunun sonucunda da kansızlık, bağışıklık sisteminde düşüklük, morarma ve soluk cilt gibi belirtilere sebep olur. Lösemi, akut ya da kronik olmak üzere ikiye ayrılır ve dört grupta toplanırlar; ALL (Akut lenfoblastik lösemi), AML (Akut miyeloid lösemi), KML (Kronik miyeloid lösemi) ve KLL (Kronik lenfoblastik lösemi). Lösemilerin %90’ı akut lösemilerdir. Akut tipinde hastalık bir anda ortaya çıkar ve hızlı bir şekilde ilerler.  

Çocuklarda löseminin nedenleri çevresel faktörlere bağlı olarak oluşmaz. Erişkinlerde sigara, alkol kullanımı, kimyasallara maruz kalma, enfeksiyon gibi belirtiler kansere neden olurken, çocuklarda lösemi daha çok genetik nedenlere bağlı oluşmaktadır. 

KÖK HÜCRE/KEMİK İLİĞİ NAKLİ 

İnsanlar tarafından oldukça yanlış bilinen bilgilerden bir tanesi de kök hücre, yani kemik iliği naklidir. Vericinin yapılan işlemden zarar göreceği gibi pek çok yanlış inanış vardır. Donör olmak isteyenler ilk etapta kemik iliği bankasına ya da TÜRKÖK’e giderek bir tüp kan vermektedirler. Bunun sonucunda uygun eşleşme olup olmadığına bakılır ve verici, bulaşıcı hastalık testlerinden geçmektedir. Bu işlem korkutucu gibi gözükse de kan vermek kadar kolaydır ve kök hücre veren kişi için hiçbir zararı ya da yan etkisi yoktur. Aksine vücudundaki kan yenilenmiş olmaktadır. Hastanelerde onlara umut olmamızı bekleyen binlerce çocuk var ve bizler kan verip uygun iliğin bulunmasını sağlayarak onlara umut olabiliriz. 
  
 
PSİKOLOJİK BOYUT 

Çocukları hem fiziksel hem de psikolojik olarak etkileyen kanser tedavisinde, uygulanan yöntemlerle yaşam süresi uzatılmakla birlikte bu dönemde yaşam kalitesinin artışı da çok önemli bir boyuttur. Özellikle bu süreçte çocuğun yaşına uygun olarak gelişim sürecini devam ettirmesi gerekir. Ayrıca kaygı ve korkularını paylaşması bu dönemde çocuğun psikolojisi açısından oldukça önem taşımaktadır. Çocuklar kendilerine yakın hissettikleri bireylerle bunu paylaşmalarına rağmen, bu dönemde profesyonel anlamda bir desteğin sağlanması gereklidir. Yetişkinler için bile katlanılması zor olan hastalık durumu, çocuklar için ayrıca gelişimsel, sosyal, psikolojik sorunları da beraberinde getirir. Bu profesyonel destek sadece çocuk için değil aynı zamanda aile üyelerini de kapsamalıdır. Çünkü bir hastalık durumu ortaya çıktığı zaman çocukla birlikte aile üyeleri de aynı derecede bu durumdan etkilenirler. Lösemi olan kişi eğer hastalığın ne olduğunu kavrayabilecek bir yaştaysa aile, çocuğa hastalığı güzelce anlatmalı ve kendisine daha çok dikkat etmesi gerektiğini özellikle belirtmelidir. Lösemiyi atlatmış biriyle yapmış olduğum konuşma sırasında karşımdaki kişi: ‘ailem bana hastalığımın ciddiyetini anlatmadı ve ben tek başımayken kendime çok fazla dikkat etmedim bu sebeple hastalığım nüksetti. Eğer ailem beni bilinçlendirmiş olsaydı belki hastalığım tekrarlamayacaktı’ ifadelerinde bulundu. Bu nedenle çocukları korkutmamak, onları üzmemek adına hastalıklarından bahsetmediğimiz zaman aslında istemeden belki de onlara daha fazla zarar vermiş oluyoruz. 

Birçok insan kanserin bulaşıcı ve grip gibi yayılabilir olduğu düşüncesine kapılabiliyor. Özellikle bu dönemde hastaların maske takmalarını, insanlar bu şekilde yorumlayabiliyor fakat lösemi bulaşıcı değildir ve hastaların bu dönemde bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için, karşısındaki kişiden herhangi bir mikrop bulaşmasını önlemek amacıyla maske takarlar. Buradaki amaç kendilerini korumaktır. Hastalar maske takıp dışarı çıktıkları zaman, alışılmışın dışında oldukları için toplum tarafından küçümseyici ve rahatsız edici bakışlara maruz kalabilirler. Bu durum hastaların daha da içlerine kapanmalarına ve özgüvensiz olmalarına sebep olur. Bu nedenle toplumda bu algının aşılması oldukça önem taşımaktadır.  

Lösemi, sadece hasta olan kişiyi değil, tüm aileyi derinden etkiliyor demiştik. Öyle ki aile tüm yaşantısını değiştirebiliyor. Tüm yaşantı artık hastanın üzerine kurulmuş durumda olabiliyor. O kadar çok hastalığa yoğunlaşılmış olunuyor ki, evdeki diğer bireylerin sorunları göz önüne bile alınmıyor, yok sayılıyor. Bu yüzden bu dönemde dengenin sağlanması oldukça önem taşımaktadır. Tüm odak noktası lösemili kişinin üzerinde olduğu zaman hastalar, bu duruma ters tepki gösterebiliyorlar. Öyle ki lösemiyi konu alan ‘Kız Kardeşimin Hikayesi’ filminde lösemiye yakalanan kişi, bu durumu şöyle özetliyordu: ‘ailem sürekli benimle ilgilenirken aslında daha büyük sorunları olan kardeşlerimi görmüyordu’. ve bir başka cümlede ise ‘hastalığımın beni öldürmesi sorun değil ama ailemi de öldürüyor.’ cümlelerinden de anlaşılacağı üzere, kişi burada kendisini bazen fazlalık olarak görebilmektedir. Bu nedenle aile içerisindeki dengeyi iyi sağlamak tüm aile için önem arz etmektedir.

Hastalığın iyiye gitmesindeki en önemli noktalardan biri moraldir. Mutlu bir insanın iyileşme süreci daha hızlı olmaktadır. Lösemili kişiler, bu dönemde çok hassas oldukları için yaptığımız her hareket ya da söylediğimiz herhangi bir söz onlar için farklı algılanabilmektedir. Bu nedenle hareketlerimize, sözlerimize daha çok dikkat etmeliyiz.  
 

FARKINDALIK 

Bu yazının asıl amacı, lösemi hastalığında farkındalık oluşturmaktır. Lösemili çocuklar haftası bir farkındalık haftasıdır. Çocuklar dünyanın geleceği, umudu ve hayat kaynağıdır. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4000 çocuk lösemi, yani kan kanseri hastası olmaktadır. Oluşan vakaların %70’lik diliminde  hastalarımız  tedavi edilirken, %30’luk dilimdeki hastalarımızı maalesef kaybediyoruz. Bu dönemde iğneler ve tedaviler bir yana, onların en çok bizlere ve manevi motivasyona ihtiyaçları var.

Aslında baktığımızda bundan çok uzun bir zaman önce değil, sadece 16 yıl önceye kadar lösemi, amansız hastalık olarak biliniyordu ve hatta bu konu filmlere de taşınmış olup ‘Canım Kardeşim’ Türk filminde lösemi konusuna değinilmiştir. Tanısı zor konulan, tedavisi çok zor ve pahalı olan ve genellikle kötü sonuçlanan bir hastalık olarak görülüyordu. Günümüzde LÖSEV gibi kuruluşlar sayesinde farkındalığın önemli ölçüde arttığını görmekteyiz. Lösemili ve kanser hastalara yardımda bulunan ve birçok ihtiyaçlarını karşılayan LÖSEV, iyileşmiş hastalar ve gönüllü insanlarla birlikte oluşturduğu etkinliklerle hem maddi hem manevi olarak hastaların yanında oluyor. Bu dönemde yapılan etkinlikler hastaların hem psikolojilerini hem de fiziksel yapılarını oldukça etkilemektedir. İyileşmiş hastalarla yapılan hastane ziyaretleri, ev ziyaretleri sayesinde hem aileye hem de hastaya moral verilmiş, ayrıca halk bilinçlendirilmiş olunuyor. Ayrıca lösemi, çoğunlukla çocuklarda görülse bile yetişkinlerde de görülme olasılığı göz ardı edilmemelidir. Toplum ne kadar çok bilinçlenip, farkında olursa ve bu konuda yardımlar yaparsa, lösemiye yakalanmış kişiler hastalığı o kadar kolay atlatırlar. Farkındalık yaratmak amacıyla Lösev, her sene farkındalık yürüyüşleri yapıyor. Bizler de bu yürüyüşlere katılarak farkındalığı arttırabiliriz. Düzenli olarak kan verebiliriz. Bu durumda hem kendi vücudumuzdaki kanı temizlemiş hem de kan bekleyen kardeşlerimize umut olmuş olabiliriz. Ayrıca gönüllü olup daha fazla insana sesimizi duyurabiliriz. 

Son olarak ‘bugün senin, yarın benim ve bir gün herkesin kana ihtiyacı olabileceğini unutmayalım’ ve bu konuda farkındalık yaratmak için hep birlikte çaba göstermeye çalışalım.

 
KAYNAKÇA:

⦁ Atıcı, Elif (2007). ‘’ Tıp Tarihinde Kanser ve Lösemi’’. Türk Onkoloji dergisi.

⦁ Altundağ, Başak; Karaçam, Ebru; Aydoğan, Yasemin; Okyay, Özlem; Ak, Bedriye; Alpteker, Hacer (2016). ‘’Lösemili Çocuklara Yönelik Uygulanan Psikososyal Desteğin Etkileri’’. Kastamonu Eğitim Dergisi

⦁ Nick Cassavates, ‘My Sister’s Keeper’, (2019; https://www.imdb.com/title/tt1078588)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir